| Borsamız yeni bir döneme girdi 2000 yılı ile
birlikte. 99'da hızlı bir çıkışla 20.000'lere gelen İMKB şimdilerde
11.000 seviyesinde gezinip duruyor. Bu hızlı çıkışın ana sebebi
bence yatırımcıların ülkede bir şeylerin değişeceğine inanmış
olmasıdır. Ancak hükümetin yeni bir istikrar programına başlamasından
bu yana 8 ay geçti. Geriye dönüp baktığımızda neler değişti
diye düşünüyoruz. Ocak ayında 20.600'de zirve yapan borsa Şubat'ta
kar realizasyonlarıyla 13.000'e gerilemişti. Mayıs ayı başlarında
özelleştirme rüzgarlarıyla tekrar 19.000 seviyesine çıkarak
20.000'leri zorlamıştı. Ama Mayıs ayından sonra hükümette artan
uyumsuzluklar ve özelleştirme gibi yapısal önlemlerde gecikmeler ve
işi yokuşa sürmeler hem yerli ve hem de yabancı yatırımcıları
tedirginliğe itti ve borsadan uzaklaştırdı.
BUNDAN SONRA BORSADA NELER OLABİLİR?
Mayıs ayında borsanın 13000'lerden tekrar
19000'e gelmesi GSM özelleştirmesi rüzgarıyla olmuştur. Bu bize
borsanın tekrar hızlı yükselmesi için hükümetin kamuyu çağdaş
bir reforma tabi tutması ve özelleştirme gibi yapısal tedbirleri
daha fazla vakit kaybetmeden alması gerektiğini göstermektedir.
Önümüzde Ekim sonu Kasım başı gibi Vakıflar Bankasının özelleştirmesi
var. Bence borsada alıcı talebinin olmadığı şimdilerde bu özelleştirmenin
halka arz şekinde değilde, özellikle daha güvenli bulunan yabancılara
blok satış şeklinde yapılması daha uygun olur. Yoksa borsamız bir
darbede ordan yer ve toparlanması daha uzun sürebilir.
Kamu bankalarının özelleştirilmesinde hükümet
ortakları arasında çıkan kavga hala eski alışkanlıkların sürdürüldüğünü
göstermektedir. Bu yüzden devletimiz 2,250 milyar dolarlık dış
krediden olmuştur. Uluslararası kredi değerlendirme kuruluşlarının
notumuzu artırmamalarında bu gibi yanlış hareketlerin büyük etkisi
vardır.
Ağustos ayı enflasyonu (toptan 0.9, perakende
2.2) enflasyonun seyri konusunda net bir ipucu vermemiştir.
Enflasyonun yıl sonunda ne olacağı Eylül'de bile tam olarak anlaşılmayacaktır.
Ekim ayı rakamlarını da beklemek gerekir. Ayrıca ödemeler dengesi
cari açıkta en azından Ağustos rakamlarını görmek gerekir. Bu
veri de ancak Kasım başında açıklanacaktır. Kasım ortasında 9
aylık şirket bilançolarının da açıklanacağını unutmamak
gerekir. Bu durumda Kasım ayı ekonomide göstergelerin aşağı yukarı
belli olacağı bir ay olacaktır.
Siyasetin ülke gündemindeki ağırlığı
Ekim ve Kasım aylarında aşırı artacaktır. Mecliste başkanlık
ve komisyon seçimleri gündeme olumsuz unsurlar olarak oturacaktır.
Fazilet Partisi'nin kapatılma meselesi borsamızın geleceğini olumsuz
etkileyebilir. Bu aydan itibaren başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri
grevlerle noktalanabilir. Bizler millet ve devlet olarak oldum olası ya
bir seçimle uğraşırız, ya da hiç yoktan bir kriz yaratarak onu
çözmeye boşu buşuna çabalarız. Bana hükümetin iki aydır
ekonomide neden bir kararın bile altına imza atamadığını açıklayabilir
misiniz?..
Bütün bunlara rağmen çok fazlada karamsar
olmamak gerekir. Avrupa'nın ve Amerika'nın( IMF, Dünya Bankası
gibi) bizi zorlamasıyla siyasette ve ekonomide yeni kararların altına
hızlı imzalar atılabilir. Grevler olmayabilir... Meclis'te yeni bir
çalışma azmi uyanabilir... Fazilet'in gölgesi borsanın ve ülkenin
üzerinden tamamen kalkabilir... Hükümet başta Kamu bankaları,
Telekom olmak üzere özelleştirmelere yeniden başlayabilir... Şu
anda borsada fiyatlar çok uygun. Şimdi hisse alanların
kaybetme ihtimali çok az. Ancak hissede olanların yapacağı şey ise
iyi ve ucuz hisselerde pozisyonların korunmasıdır. Borsa yeniden
20000'lere doğru bir hareket başlattığında ilk etapta hızlı yükselecek
hisseler İMKB-30'da yer alan, karı iyi gelen ve diğerlerine göre
ucuz kalmış sağlam hisselerdir. Bunlar arasında akla ilk gelenler EREĞLİ,
ARÇELİK, TOFAŞ OTO FABRİKASI, NETAŞ, AKSİGORTA, DOĞAN HOLDİNG,
ENKA HOLDİNG, SABANCI HOLDİNG, TÜPRAŞ, FORD OTOSAN, VESTEL'dir.
Borsamız ilk planda bu hisselerdeki yoğun alımlarla çıkışa geçeceği
için biz yatırımcıların yapacağı iş bunlardaki ralliye katılıp
daha sonra öbür küçük hisselerde pozisyona geçmektir. Böylece iki
defa karlı olunur.
|